Büyük Kentlerde Yaşayan Orta Sınıf Kökenli Eğitimli Gençlik ve Geliştirdikleri Yeni Yaşam Biçimleri / Middle Class Backgrounded Youth of Big-city Areas and Their New Life Style

For English information on the project please click.

Sosyoloji literatürü içinde “gençlik” üzerine yapılan çalışmalar disiplinin kuruluşundan beri varolsalar da, 1980’lerden sonra, bu toplumsal kesiti, üzerinde çözüm üretilecek sosyal bir sorun olarak gören yaklaşımlardan ayrılan, “eğitim sosyolojisi” dışında bu konuyu disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan ve çok boyutlu sosyolojik bir incelemeye tabi tutan çalışmalar artmıştır. Bu durum da dünyada “gençlik sosyolojisi”nin sosyolojinin bir altdisiplini olarak kurumsallaşmasına yolaçmıştır. Günümüz modern batı toplumlarında “gençlik” kavramı ile açıklanan yaşam döneminin uzadığı sosyal bilimciler tarafından tespit edilmiş bir gerçekliktir. Günümüzde dünyanın büyük bir kısmında olduğu gibi, Türkiye’de de özellikle büyük kentlerde yetişkin yaşamına geçişin uzadığı gözlemlenmektedir. Büyük kentlerdeki orta sınıf kökenli eğitimli gençler artık daha geç yaşta aileden ayrılıp kendi düzenini kurmakta, kendilerine kalıcı bir mevki sağlayan bir çalışma yaşamına atılmakta ve de daha geç yaşta evlenmektedirler.  Ayrıca ülkemizde artan işsizlik oranları gençleri de etkilemektedir. Eğitimli gençlerin iş gücüne daha fazla katılıyor olmalarına rağmen daha yüksek oranda işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır. Ülkemizde ‘Diplomalıların’ artışına paralel olarak mesleki istihdamın aynı oranda artmamasının, diplomaların değer kaybına yol açtığı söylenebilir. Bu durum bir yandan gençleri eğitim süreci içinde daha fazla kalarak bir üst eğitim ünvanına sahip olmaya zorlamaktadır; öte yandan eğitimlerinin kendilerine vaat ettiği mesleki konumlara ulaşamamaları sonucunda gençlerde bir hayal kırıklığına yol açmaktadır. Sabit ve düzenli bir iş bulmaya, aile yardımı olmaksızın geçimini sağlamaya endekslenen evlilik kararı ve ana-baba evinden kalıcı bir biçimde ayrılma ise uzayan gençlik sürecinde ertelenmektedir. Bu koşullarda orta sınıf kökenli eğitimli kentli gençlik için bir “yerleşme”den çok “geçiciliğe yerleşme”nin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Gelecek için hangi konuda olursa olsun  kalıcı bir angajmana/bağlanmaya girmeme, “yerleşikleşmeme”, seçme şansını koruma, sorumluluk almama, geçiciliğe kök salma günümüzde özellikle orta sınıf kökenli eğitimli ve kentli gençliği tanımlar hale gelmiştir. Yetişkin yaşamına geçişin uzaması, gençlerin yetişkin toplumunun değerlerini eleştirme ve değerlendirme olanağını yaratır. Bu süreçte, gençlik kültürü artık klasik anlamıyla sadece lise ve üniversite gençliği tarafından yaşanılan, üretilen ve tüketilen bir şey olmaktan çıkıp, uzatılmış gençliği de içine alan “yeni alternatif yaşam” biçimlerini kapsar hale gelmiştir. Araştırmamız, öncelikle büyük kentlerde yaşayan orta sınıf kökenli eğitimli gençliğe has bu yeni yaşam biçiminin ortaya çıkmasında etkili olan eğitimin uzaması, evlilik yaşının ertelenmesi, çalışma yaşamına geçiş, ana-baba evinden ayrılma, askerlik gibi konular üzerine yoğunlaşacaktır. Bunun yanısıra değişimin boyutu ve kapsamı, kültürel ve siyasi olan üzerindeki etkileri, toplumsal ilişkileri dönüştürücü niteliğini, kalıcı değerler yaratma kapasitesini bir bütün olarak ele alıp analiz edilecek ve kuramsal açıklamalar yapılmaya çalışılacaktır. Bu süreci doğrudan etkileyen, gençler arasındaki teknoloji kullanımı boyutları ve iletişim biçimlerinin kapsamı da bu araştırmanın inceleme konuları arasındadır. Söz konusu gençlerin toplumsal gerçekliği algılama biçimlerinin ve bu gerçekliğe atfettikleri anlamın, değer yargılarının, kendilerini tanımlama biçimlerinin, gelecek kurgularının ortaya çıkartılmasına yönelik genel sorgulamanın yanı sıra, bu yeni yaşam biçiminin analizi, “tarz oluşturucu kültürel pratikler ve gündelik yaşam pratikleri”, “aile, arkadaşlık ve kadın-erkek ilişkilerinin yeni kurgusu” ve “yeni siyasi aktivizm biçimleri” olmak üzere üç ayrı inceleme alanı üzerinden yapılacaktır. Her ne kadar “gençlik” adı verilen yaşam dönemi üzerine Türkiye’de araştırmalar yapılmış ve yapılmaya devam ediyor olsa da ülkemizde bu önemli toplumsal olguyu ve değişimleri tüm boyutlarıyla anlayabilmek için yeterli sayıda nitel araştırma gerçekleştirildiğini söylemek güçtür. Mevcut araştırmaların önemli bir kısmı kuramsal olmaktan çok uygulamalı çalışmalardır. Bu durum bir yandan gençlik sosyolojisinin Türkiye’de sosyoloji disiplini içinde temel alt disiplinlerden biri olarak kurumsallaşamamasına, öte yandan da dünyadaki gençlik sosyolojisi literatürüne katkının sınırlı kalmasına yol açmıştır. Projemiz, bu eksikliği gidermeyi hedeflemekte olup, kullanacağı ve geliştireceği kavramsal araçlarla, gençlik sosyolojisi alanında çok boyutlu bir toplumbilimsel çözümleme ve kuramsal katkı öngörmektedir. Yöntembilimsel açıdan bu çalışmanın özgünlüğü, saha çalışmasını gerçekleştirirken derinlemesine görüşme, odak grup ve katılımcı gözlem gibi niteliksel yöntemleri kullanacak olmasının yanı sıra araştırma nesnesini etkileyen toplumsal değişimleri anlamaya yol açtığı ölçüde istatistiksel verilerden de faydalanacak olmasından ve böylelikle de her iki yöntemle elde edilmiş verileri karşılaştırarak kontrollü bir biçimde kullanmayı hedeflemesinden kaynaklanmaktadır. Bunların ötesinde, bu araştırmada elde edilmesi beklenen bulguların, gençlik ile ilgili toplumsal ve kültürel politikaları belirleyecek her ölçekteki karar alma mekanizmalarına destek olması hedeflenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Gençlik, Gençlik Sosyolojisi, Altkültür, Yeni Yaşam Tarzları, Yeni Siyasi Aktivizm Biçimleri, Kültürel Pratikler

Reklamlar