İstisna Halinde İmkansız Yaşam: OHAL Uygulamasının Toplumsal Etkileri, Kollektif Bellekteki Yeri Ve Geçmişle Hesaplaşma / Life in a “State of Exception”: Kurdish Memories of Southeastern Turkey in the 1990s

Başlama tarihi: Kasım 2011
Bitiş tarihi: Aralık 2012
Destekleyenler: Globale Dialogue

For English information on the project, please click.

Proje ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

1987 yılında yürürlüğe giren ve 2002 yılında sona eren OHAL uygulamasıyla Türkiye’nin doğusunda ve batısında iki farklı hukuksal rejimin yürürlüğe girdiği söylenebilir. Diyarbakır, Bingöl, Elazığ, Hakkari, Mardin, Siirt, Tunceli ve Van illerini kapsayan OHAL bölgesinde devletin temsilcisi konumunda bulunan OHAL valilerine yerleşik hukuk düzenin dışına taşan ve hukuki sorumluluk ilkesini ortadan kaldıran yetkiler tanınmış, bu süreçte OHAL valileri hukuksal dokunulmazlıkla koruma altına alınmıştır. Bu, siyaset bilimci Karl Schmidt’in “egemen olağanüstü hale karar verendir” düsturunun pratiğe dökülmesinden başka bir şey değildir. Türkiye coğrafyası yakın tarihinin önemli bir bölümünde birbirinden ayrı gibi duran ama bir anlamda birbirini tamamlayan bir tür ikili hukuk rejimi ile yönetilmiştir. Hukuk sisteminin hem içinde hem de dışında olan OHAL rejimi Agamben’in tabiriyle süreğen bir “istisna hali”dir.[1]

OHAL rejiminin yarattığı insan hakları ihlalleri ile yüzleşmek ve hesaplaşmak için BEKS tarafından Kasım 2011’de başlatılan araştırmamızın amacı geçmişle hesaplaşma ve geçmişin işlenmesi sürecine katkı sunmayı, gerçek bir toplumsal hesaplaşmanın nasıl, hangi biçimlerde ve hangi koşullarda gerçekleştirilebileceğini sorgulamaktır. Çalışmanın başvurduğu kaynağın bizzat tanıklıklar olması, resmi tarih dışında bırakılanların söz almasını sağlamakta, bu da geçmişin işlenmesi sürecine tarafların dahil edilmesini hedeflemektedir. Araştırmamızın, toplumsal hesaplaşma süreci bağlamında bir süredir devam eden tartışmaların geniş kesimlerin katılımıyla siyasal, toplumsal ve kültürel düzlemlerde nasıl ele alınabileceğine dair veriler taşıyacağı düşünülmektedir.

Saha araştırmasında, sorunsalımızı en iyi şekilde karşılayacak, en temsil edici nitelikte olduğunu düşündüğümüz Diyarbakır’da 30, Mardin’de 15, Mersin’de 15 olmak üzere toplam 60 kişi ile derinlemesine görüşme yapılmıştır.


[1] Giorgio Agamben, Kutsal İnsan: Egemen iktidar ve Çıplak Hayat, çev: İsmail Türkmen, Ayrıntı yay. 2001 ve Giorgio Agamben, Tanık ve Arşiv: Auschwitz’den Artakalanlar , çev: Ali İhsan Başgül, Dipnot yay. 2010

Reklamlar